Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Dr. Aziz AYVA
GÜNEYSINIR FOLKLOR DERLEMELERİ
06.11.2019

Yirmi yılı aşkın süredir Güneysınır ilçesinin başta Mehmet Ali köyü olmak üzere köylerinde folklor derlemeleri yapmaktayım. 1996 yılında başlayan bu folklor derlemeleri neticesinde bölgenin masal, efsane, fıkra, mani, ağıt, türkü, yöresel kelimeleri vb. türlerinde birçok ürünü derledim ve zaman zaman da bunları yayımladım. Başta Türk Dil Kurumu’nun yayın organı olmak üzere çeşitli dergilerde bu yazılarım yayımlandı. Bundan başta yüksek öğretimde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okuyan öğrencilerime de bölge folkloruyla ilgili derleme çalışmaları yaptırdım. Selçuk Üniversitesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde konuyla ilgili seminer, bitirme tezleri ve yüksek lisans seminerleri hazırlattım.

Güneysınır ilçesi folklorik bakımdan son derece zengin bir bölgedir. Bölgede tarım ve hayvancılık geçim kaynağıdır ve bununla ilgili uygulama ve ritüeller de folklora yansımıştır. Hayvancılığa bağlı olarak koç katımı, koyun kırkma, kurt ağzı bağlama, çeşitli hayvan hastalıklarının tedavileri geleneksel yöntemlerle hâlâ sürdürülmektedir. Yine tarımla ilgili olarak bolluk ve bereket uygulamaları, ilk ürünün kutsanması, paylaştırılması, imece usulü, çeşitli alışveriş yöntemleri ve buna benzer birçok pratik de tespit ettiğimiz örnekler arasında yer almıştır.

Elimizde bulunan bir yığın derleme dosyası içerisinde birçok masal, efsane, fıkra, türkü ve mani de yayımlanmayı beklemektedir. Yapılacak bir proje kapsamında Güneysınır ve köylerinin folklorik varlığını ortaya çıkarmamız en büyük dileğimizdir. Öğretim Görevlisi Dr. Seyfullah Gümüşok’un yürütücülüğünde başlayıp tamamladığımız Geçmişten Günümüze Güneysınır adlı bir proje sonucunda yayımlanan kitapta da halk kültürü bölümünde bölge folkloru ile ilgili malzemeler sunulmuştur.

Bu konuda Üniversitelerin çeşitli bölümlerden akademisyenler ile birlikte yaptığımız folklor gezilerinde yörenin tarih, sanat tarihi, edebiyat, el sanatları, mimari, vb. alanlarda çeşitli çalışmaların yapılabileceği konusunda fikir birliğine varılmıştır. Belediyemizin ve Kaymakamlığımızın da bu alanlardaki çalışmalara desteklerini bildirmeleri oldukça sevindiricidir. Planlı, koordineli ve bir proje dahilinde böyle kapsamlı bir çalışmanın yapılması elzemdir. Bir grup veya komisyon ile bir yol haritası belirlenip çalışma projelendirilip ivedi bir şekilde çalışmalara başlanılmalıdır. Edebiyat, tarih, sanat tarihi, mimari, el sanatları ve dokuma, iletişim, ve bilişim ve teknik konulardaki araştırıcılar, ilçemizin akademisyenleri belki Belediyenin ve Kaymakamlığın organizasyonluğunda bir araya gelebilir ve çalışmalara başlanabilir. İlçemizin folklorik ve kültürel yönlerden zenginliğine rağmen ne yazık ki kapsamlı bir çalışmanın bulunmaması bu şekilde telafi edilebilir ve belki de bir prestij yayınıyla ilçemizin tanıtımına katkı sağlanılmış olabilir. Bir sempozyum, panel, konferans, çalıştay ile de araştırıcıların dikkati bölgeye çekilebilir.

İlçemizden yıllar içinde derlemiş olduğum manilerden bir demet sunarak yazımı bitirmek istiyorum:

 

Ak dere tuzdan gelir

Yükü Kıbrıs’tan gelir

Oğlanlar hastalanmış

Dermanı kızdan gelir

 

Allı beyazlı olur

Bahçe kirazlı olur

Sahura kalkmayanların

Orucu nasıl olur

 

Altın yüzük taşıyım

Ben kızların başıyım

Bana paha biçilmez

Ben cevahir taşıyım

 

Altın yüzük var benim

Parmağıma dar benim

Şu gidenler içinde

Kömür gözlü yâr benim

 

Aradan yıllar geçti

Hasretim sona erdi

Döndüm gurbet elden

Vazgeçti sevgilim benden

 

Avlu kapım açıldı

Gelin param saçıldı

Oğlan beni görünce

Birden aklını kaçırdı

 

Çakmak çaktım çakmağı

Çağırın gelin Fatma’yı

Anasından bellemiş

Dosta göbek atmayı

 

Çizme aşı beklerim

Vay benim emeklerim

Eller yârim dedikçe

Sızlar yüreklerim

 

Çok yemek geldi ortaya

Bir sinek kondu çorbaya

Dur biraz dedim ama

Hemen yapıştı sopaya

 

Dağda meşe yanması

Fenadır kaynanası

Fena olursa olsun

Oğlu altın damlası

 

Dağdan kestim dibeklik

Dibinde biter keklik

Sen orada ben burda

Çekilmez bu hasretlik

 

Dam üstünde kilim var

Yaz elinde gülüm var

Kara gözlü sevdiğim

Senden başka kimim var

 

Damdan dama gezersin

Kiremitleri ezersin

Bir evin oğlusun

Niçin bekâr gezersin

 

Deniz dalgasız olmaz

Gönül sevdasız olmaz

Yâri güzel olanın

Başı belâsız olmaz

 

Havalarda teyyâre

Selâm götürün yâre

Ben kendime yâr buldum

Baksın başına çare

 

Hayatın akışına

Şimşeğin çakışına

Canımı feda ederim

Yârimin bakışına

 

Hele helesi güzel

Pancar selesi güzel

Evde yiyecek ekmeği yok

Tabanca takışı pek güzel

 

İn dereye dereye

Dere karanlık yârim

Ellere düğün bayram

Bize ayrılık yârim

 

İnce giyerim ince

Pembe yakışır gence

İnsan bir kuş oluyor

Sevdiğini görünce

 

Karanfili budama

Sefa geldin odama

Hayırlı bir yâr isen

Dünür gönder babama

 

Kar yağar kar üstüne

Derdim var dert üstüne

Cellat başımı vursa

Yâr sevmem yâr üstüne

 

Kar yağıyor sini sini

Sevmişim birisini

Sen beni sev ben seni

Düşünme gerisini

 

Karanfili ektim

Dibine su serptim

Sevdiğimi görünce

Bir demet gül verdim

 

Karanfilim kara

Sefa geldin odama

Beni çok seviyorsan

Dünür gönder babama

 

Karşı pınar akmıyor

Güzel bana bakmıyor

Çok güller kokladım

Yârim gibi kokmuyor

 

Karyolamın demiri

Baba verir emiri

Verme baba emiri

Kaçmak Allah’ın emri

 

Kırmızı taksi boyanmış

Kapımıza dayanmış

Tam kaçacaktım

Anam babam uyanmış

 

Kırmızı taksi geliyor

Şoför sana bakıyor

Açma kapıyı açma

Sana dünür geliyor

 

Kuru kavak dik duru

Karşımda gülüp duru

Ne dedim de ben sana

Karşımda gülüp durun

 

Kuyu dibi milli olur

Güzel seven dilli olur

Güzeli sevmeyenler

Çalımından belli olur

 

Lahanayı haşladım

Doğramaya başladım

Sen aklıma gelince

Hüngür hüngür ağladım

 

Makinemin sesini

Gelsin anam dinlesin

Sevdiğime vermezse

Evlâdım var demesin

 

Mendilim benek benek

Ortası çarkıfelek

Yazı burada geçirdik

Kışın ayında felek

 

Mendilimi uçurdum

Söğüt yapraklarına

Ben yârimi düşürdüm

Sevda yataklarına

 

Mendilimin uçları

Çıkamam yokuşları

Benim de var bir yârim

Candarma çavuşları

 

Minarede taş mı olur

Bundan ince kaş mı olur

Bundan ince kaş olsa

Hovardalar baş mı olur

 

Portakal soyulmuyor

Tadına doyulmuyor

Yârimin güzel yüzüne

Bakmakla doyulmuyor

 

Sabah oldu ışıyor

Bülbüller ötüşüyor

Bu nasıl sevda imiş

Ciğerim tutuşuyor

 

Samandan sazım var

Komşu sana sözüm var

Utanıyorum söylemeye

Komşu oğlunda gözüm var

 

Samanlıkta kuyu var

Şerbet gibi suyu var

Şimdi de burdan geçecek

Fidan gibi boyu var

 

Sarışının adı derler

Esmerin tadı derler

Benim yârimi görünce

Kumral da hoştur derler

 

Sepet sepet yumurta

Satın beni unutma

Unutursan güzelim

Defterimden silerim

 

Zeytin yağı yiyemem

Basma şalvar giyemem

Senin gibi berduşa

Ben efendim diyemem


Bu yazı 3283 kez okundu.


EV9dzn.gif

SON YORUMLAR

ANKETLER

Güneysınır Haber © 2019 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Guneysinirhaber bir Gençliğin Sesi Radyo ve Televizyon A.Ş Markasıdır.

Şafak Medya